iş hayatındaki korkularımız

İş Hayatındaki Korkularımız…

Reddedilme korkusu, işten atılma korkusu, büyüme korkusu, çok para kazanma korkusu, başarısızlık korkusu, değişim korkusu, hayır deme korkusu, eleman kaybı korkusu, kontrol kaybı korkusu, statü ve sahip olunan şartların kaybının korkusu, para kazanamama korkusu, borç/kredi alma korkusu, itiraz korkusu…

Korku kelimesi tanımı için TDK sözlüğüne baktığımda karşıma gelen cümle; ‘bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü’ oldu.

Yani tehlike düşüncesi de korkmamıza sebep olabiliyor.

İyi de bu düşünceyi oluşturan kim? Biz. 

Duygu, düşünce ve davranış silsilesinden yola çıkarsak düşünceyi aklımıza getirerek davranışlarımızı bu düşünce minvalinde şekillendiren kim? Yine biz.

Buradan yola çıkarak, korkular doğru olduğunu zannettiğimiz inançlar, düşünceler olabilir.

Eğer durum buysa, doğru olduğunuz sandığımız düşüncelerle kaderimize yön vermek ne derece doğru olur sizce? Bu açıdan çok saçma değil mi? Ya da çok aşikar?

Girişimciler ve korkuları nasıl ayrışır?

Birlikte çalıştığımız firma sahiplerini 2 temel bölüme ayırırsak biri yeni başlayan girişimciler, bir de tecrübeli girişimciler olur sanıyorum. 

Her iki grupta da nerede risk görülüyorsa orada korkunun egemen olduğunu gözlemliyorum. 

Yeni girişimciler daha çok yaşamak ve kayıplar üzerine korkular barındırıyor. Var olmak ya da olamamak, para kaybı

Varlıklarını ispat etmiş tecrübeli girişimciler de büyüme, büyüyen ekip, daha fazla kazanç üzerinde sanki daha çok oyalanıyor.

Örnek verecek olursam bir işletmeci büyümenin riskli olduğunu düşünüyorsa o zaman büyüme ile ilgili adım atmıyor. İşletme sahibinin tüm kararları küçük işletme olarak devam etmeyi destekliyor. Örneğin, şirkete o yatırımı yapmamak için takla atıyor, daha fazla müşteri / satış için adım atmıyor, satış pazarlama ve eğitime önem vermiyor, gibi.

Başka bir örnekte elemanlarının ayrılıp, verdiği bilgilerle aynı işi açıp, müşterileri çalacağı korkusu varsa bir iş sahibinde, daima vasat ya da kötü elemanları işe alıp, tüm müşterilerle kendileri ilgilenmeye devam ediyor.

Bu açıdan ne kadar da tuhaf değil mi? Bununla birlikte kararlarımız düşüncelerimiz ve duygularımız ile çok tutarlı.

Korkunun üzerine gitsek ne değişir?

Başka bir bakış açısı ile bakarsak kişi hangi korkusunun üzerine giderse, o alanda çok daha fazla gelişebiliyor. 

Diyelim ki para ile ilgili bir korkumuz var, daha fazla para daha çok sorun getirir, bizi olduğumuz kişiden farklı bir kişi haline getirir diye korkuyoruz.

Bu durumda para ile ilgili inancınızı olumluya çevirmekle başlayarak bu korkuyu yenmenin ilk adımı ile daha çok para kazanmanın yolunu açmış oluyorsunuz.

Bazen de elemanlarımıza güvenmiyoruz ya da bir işi bizden başka birilerinin de iyi yapabileceğine inanmıyoruz. O sebeple doğru işe doğru kişiyi almak üzerine bir işe alım süreci oluşturmuyoruz. Elemanlarıma güvenebilirim bakış açısını oluşturmaya başladıktan itibaren daha çok doğru kişinin geldiğini görebiliyorsunuz.

Böyle örneklerimiz gerçekten çok. 

Aslında anlamak çok da zor değil, kendi limitimizi bizzat kendimiz korkularımızla belirliyoruz. Limit ya da sınır ortadan kalktığında, tabiri caizse bizi kimse tutamıyor.

Korkular ile hayattan bir paylaşım

Korkular ile ilgili bir anımı da burada paylaşmak isterim. Şirketimi ilk açtığımda kredi alma korkum vardı. 25 yıllık bir beyaz yakalı olarak kendi işimi kurmuştum, bir yatırım yapmıştım ve krediye ihtiyacım vardı. 1 yıl o krediyi almamak üzerine mazeretler ürettim, davranışlar sergiledim, adımlar attım. Ne zaman ki kurumsal bir çalışan olmak ile girişimcilik arasındaki aralık kalan kapıyı kapadım, işte o zaman ilk kredimi aldım. Yani aslında girişimci olabilmek, var olabilmek korkumun üzerine gittim.

Sizler iş hayatınızda hangi korkulara sahipsiniz? Korkularınızla ilgili ne gibi hatıralarınız var? En çok korktuğunuz konu ne? Ondan korkmasaydınız hayatınızda neler değişirdi? 

Limitlerinizden, korkularınızdan özgürleştiğiniz günler diliyorum.

Ayşegül Tozkoparan

ActionCOACH Partner

İşletme koçu 

“Yaptığın işi sev, sevdiğin işi yap. Bu sayede mutlu olursun, mutlu olduğun yerde de başarı kaçınılmazdır.”

Ayşegül Tozkoparan
İşletme Koçu