Ekipli mi Ekipsiz mi Lidersiniz?

Hayatta aslında hepimiz yalnızız. Yalnız geldik dünyaya, yalnız gideceğiz. Amaan amma da karamsarsın demeyin lütfen. Gerçek bu.

Hayat denen yolun başı ve sonu belli, arayı bu dünyaya geliş amacımıza uygun ve en güzel şekilde geçirmek mühim. Ancak bu hakikati keşfeden ve kendi hakikatine en yakın yaşayanlara cennet gibi bir yaşam mümkün. Bu dünyayı cehenneme çevirmek de bu dünyada cenneti yaşamak da mümkün özetle.

İş hayatında da benzer bir konu yok mu sizce?

İş hayatını kendine ve birlikte çalıştığı kişilere zindan eden yöneticiler ve liderler olduğu gibi, ekipleri ile şiir gibi çalışan liderler de var.

Ekipler liderlerini sevmek zorunda değil ama saygı duymak zorunda der bazıları. Bence bu doğru değil. Liderlerini seven takımlar kesinlikle daha başarılı oluyor. Aynı şekilde çalışan liderler de daha tatmin hissediyor liderlik yolunda. Bu konuda gözlemlerimi paylaşmak istiyorum.

İlaç sektöründe ürün müdürü olarak başladığım kariyerimde ilk çalıştığım ekip halihazırda zaten ekip olmuş idi. Birlikte her şeyi konuşarak çok çalışarak ve çok da eğlenerek işlerini yapıyorlardı. Hatta ilk dönem toplantısında hiç unutmuyorum her yeni gelen kişiyi sahneye çıkarıp oynatıyorlardı, ben zaten dansı çok severim. Oh demiştim dans ederek para kazanacağım ne mutlu bana 😊

Ekipli lider mi, ekipsiz lider mi?

O dönem yöneticilerimizin ortak özellikleri, işlerinde bilgi olarak çok iyi bir seviyede olmaları, insan olarak da belli bir görgü ve terbiyeden geçmiş olmaları idi. Olumlu ve rahat hayat görüşü, esnek ve esprili bakış açısı, yüksek duygusal zekâ, seyahat, yeme içme kültürü ve insana değer gibi ortak pek çok değerleri vardı. Hatta burada sevgi ve rahmetle anacağım yöneticim Ayça Akgül bana Eye Witness Travel Guide ile seyahati öğreten kişidir. Yabancı ülkelerde en küçük, en bilinmez yerleri keşfetmeyi Ayça Hn bana farklı bir sevdirmiştir. Nur içinde uyusun.

Bu ‘şiir’ yöneticilerin başka bir ortak noktası rakamlara olan hakimiyetleri ve çok iyi eleman seçmeleri ve o elemanların yetişmelerinde önemli zaman harcamaları idi.

O zamanlardan net olarak hatırladığım ciddi bütçe çalışmaları, işe alıma baştan sona titizlikle mesai ayırmaları bu liderleri ‘ekipli liderler’ yapmıştı.

Şiir gibi çalışan liderlere ‘ekipli liderler’ diyeceğim bundan sonra. Kendine ve ekibine azap yaşatanlara da ‘ekipsiz liderler’. Ekipli liderler arkalarında manevi bir ordu ile yola devam edenlerdir. Hatta bu ekip onların arkalarında değil, yanlarındadır. Bu ekiplerde liderler de zaman zaman değişir. Ego yoktur, ortak hedef vardır, biz vardır. Ekipsiz liderler ise arkalarına baktıklarında çoğu zaman kimseyi göremeyebilirler, evet bir ekip vardır ama manevi olarak çoğunlukla orada değildirler.

Bu konuyla ilgili en unutamadığım resim Ayça Hn’ın vedasında ekibin üzüntüden, ona olan şükranlarından kendini yerden yere atmasıdır. Yöneticilerine hem saygı hem güven hem sevgi hem de şükran duyuyorlardı. Hatta en çok öne çıkan güven ve şükrandı. Düşünsenize birine çok güveniyorsunuz, o güveni size vermiş, siz ona güvendiğiniz için pek çok kazanımla devam etmişsiniz. İyi ki var dediğiniz bir yöneticiniz olmuş. Ne güzel bir şey.

Gerçekten o gün karar vermiştim ekipli lider olmaya. Aksinin hiçbir keyfi yoktu çünkü.

Bir başka gözlemlediğim ‘ekipli lider’ vasfı, iyi bir koç lider olmak. Size bağlı olan çalışanlarınızın her şeye muktedir olduğunu bilerek onlarla yetişkin yetişkin ilişki kurmak. Bu onlara her şeyi söyleyerek yapmalarını sağlamak değil, bir liderin en önemli olması gereken yer olan çerçeveyi doğru çizerek, iş bölümü ve sorumlulukları net belirleyerek, her şeyi yapabilmeleri için onlara oyun alanı tanımak, onlara doğru soruları sorarak rehberlik etmek, yönlerini kaybettiklerinde onları anlayabilmek, onların zor anlarından yanlarında olmak ve gücü kendilerine vererek yaptıklarından sorumlu tutmak.

Bir başka ‘ekipli lider’ vasfı etrafındaki paydaşlarla doğru iletişimi kurmak. Bu konu çok geniş, doğru iletişim ne demek? Kişiye yumuşak konuya sert demek? Bir sonuca gitmek için insanları kırmadan dökmeden iş sonucunu da alarak ilerlemek demek. İş hayatında kimin, ne zaman, hangi pozisyonda karşınıza çıkacağını bilemezsiniz.

İş hayatında gerek üstler gerek astlar gerekse birlikte iş yaptığımız kişiler ile çözüm odaklı ve sonuca yönelik iletişim insanların davranış profillerini anlayarak mümkün. Bu konuda benim şu anki mottom ‘ben herkesle anlaşırım’. Çünkü bir süre sonra insanlar ne ise, öncelikleri neler ise o şekilde size davrandığını anlıyorsunuz. Bunu anlamanın en iyi yollarından biri de DISC davranış profillerini bilmekten geçiyor. Eğer bugün liderlikle ilgili hangi konuda adım atmalıyım diye düşünüyorsanız size önerim kesinlikle bir DISC seansı ile kendinizi ve iletişiminizi keşfetmeniz olur.

Bu konuda söylenecek çok daha fazla şey var. Arkası haftaya 😊. Bültenimize abone olmayı unutmayın.

Hepinize sizi mutlu edecek ekipler, karlı çalışmalar dilerim.

 

“Yaptığın işi sev, sevdiğin işi yap. Bu sayede mutlu olursun, mutlu olduğun yerde de başarı kaçınılmazdır.”

Ayşegül Tozkoparan
İşletme Koçu

Workshop

6 Adımda
Tıkır Tıkır İşleyen İşletmeler

Benzer İçerikler